
Ayda Açan Çiçek ve Gece Kuşları Ülkesi
Paylaş
Ayda Açan Çiçek ve Gece Kuşları Ülkesi
Bölüm 1: Sessiz Gecelerde Parlayan Çocuk
Bir zamanlar, gökyüzüne bakmayı çok seven bir çocuk varmış. Adı Lira’ymış. Lira, geceleri uyumadan önce pencereye çıkar, gökyüzündeki yıldızlara isim verirmiş. Biri ona, “Niye hep geceye bakıyorsun?” dese, şu cevabı verirmiş:
“Gündüz herkes konuşur, ama gece beni dinliyor.”
Lira, anne ve babasıyla birlikte büyük bir şehirde yaşarmış. Her şey çok hızlı, çok gürültülüymüş. Ama geceleri… İşte geceleri dünya yavaşlar, yıldızlar hikâyeler fısıldarmış.
Bir gece, Lira yatmadan önce karşı evin çatısında tuhaf bir kuş görmüş. Siyah tüyleri parlıyor, gözleri yıldız gibi ışıldıyormuş. Lira gözünü kırpmadan ona bakarken kuş birden kanat çırpmış ve penceresine konmuş.
“Adım Mirko. Gece Kuşları Ülkesi’nden geliyorum. Orada bir sorun var. Sadece sen çözebilirsin.”
Lira önce gülmüş. “Ben bir çocuğum. Ne gibi bir sorunu çözebilirim ki?”
Mirko başını eğmiş.
“Ayda Açan Çiçek soluyor.”
Ve o anda dünya durmuş gibi olmuş. Lira ne olduğunu bilmeden, pencerenin önünden bir adım attığında, ay ışığı onu sarmış ve birlikte yıldızlara doğru yükselmeye başlamışlar.
Bölüm 2: Ayın Gölgesindeki Ülke
Lira gözlerini açtığında, kendini gümüş bir vadide bulmuş. Bu vadi, gecelerin hüküm sürdüğü Gece Kuşları Ülkesi’ymiş. Güneş burada hiç doğmaz, ışık yalnızca ayın yansımasından gelirmiş. Bu ülkenin her sakini bir gece kuşuymuş: Baykuşlar, yarasalar, gece bülbülleri ve daha niceleri…
Ülkenin ortasında devasa bir çiçek varmış. Ayda Açan Çiçek. Bu çiçek, geceyi aydınlatan, kuşlara yol gösteren bir ışık kaynağıymış. Ama artık yaprakları solgun, ışığı titrekmiş.
Kuşlar, her gece çiçeğin etrafında toplanır, onu korur, ona şarkılar söylerlermiş. Ama şimdi, çiçek hastaymış ve kuşlar korku içindeymiş. Eğer çiçek tamamen sönerse, gece kaybolurmuş. Ve gece olmazsa, rüyalar da olmazmış.
Mirko, Lira’ya bakmış.
“Ay Çiçeği sadece rüyalarla beslenir. Ama artık çocuklar geceyi unuttu. Rüya kurmuyorlar. Uyumadan ekranlara bakıyorlar. Hayal etmeyi bıraktılar…”
Lira sessiz kalmış. Sonra fısıldamış:
“Ama ben hâlâ rüya kuruyorum.”
Bölüm 3: Rüya Toplayan Yolculuk
Lira’ya bir görev verilmiş. Gece Kuşları ona özel bir pusula vermiş. Bu pusula yalnızca hayallerle yön bulurmuş. Nerede bir çocuk hayal kurarsa, pusula orayı gösterirmiş.
Lira, kuşlarla birlikte rüya toplamaya başlamış. İlk durak, büyük bir şehrin yorgun sokaklarındaki küçük bir çocuğun odasıymış. Çocuk, bir yıldız gemisiyle uzaya gitmek istiyormuş. Gözleri kapalı ama gülümsüyormuş. Lira, onun rüyasını küçük bir cam şişeye doldurmuş.
İkinci durak, bir köydeki yalnız bir kız çocuğunun kalbiymiş. O, gökyüzünde dans eden kelebekleri hayal ediyormuş. Şişe yine dolmuş. Böyle böyle, Lira gece boyunca birçok rüyayı toplamış. Pusula her seferinde parlamış. Ta ki pusula birden kararıncaya kadar…
“Ne oldu?” diye sormuş Mirko.
“Artık kimse hayal kurmuyor,” demiş Lira üzgünce. “Bazı çocukların kalbi karanlıkta...”
Bölüm 4: Sessizlik Şehri
Pusulanın gösterdiği son yer Sessizlik Şehri’ymiş. Bu şehirde yaşayan çocuklar hiç rüya görmezmiş. Gözleri açık bile uyurlar, kalpleri sessizmiş. Lira burada bir çocukla karşılaşmış. Adı Rivan’mış. Gözleri donuk, sesi yokmuş.
Lira ona yaklaşmış. “Sen hiç hayal kurmaz mısın?” demiş.
Rivan cevap vermemiş. Ama Lira elini tutunca, bir kıvılcım hissedilmiş. Rivan’ın gözleri hafifçe parlamış.
Lira, Rivan’a gökyüzünü çizmiş. Bir ay, bir yıldız, bir kuş… Sonra fısıldamış: “Gözlerini kapa. Sadece bir şey hayal et. Küçücük bir şey bile olur.”
Rivan gözlerini kapamış. Derin bir nefes almış. Sonra yüzünde bir tebessüm belirmiş. Lira onun kalbinden çıkan ilk rüyayı şişeye doldurmuş.
O anda pusula yeniden parlamış.
Bölüm 5: Ayda Açan Çiçek’in Uyanışı
Lira ve Mirko, topladıkları rüyalarla Gece Kuşları Ülkesi’ne dönmüş. Her rüya, bir damla ışık olmuş. Lira, cam şişeleri Ay Çiçeği’nin köklerine dökmüş. Çiçek önce kıpırdamış, sonra yapraklarını açmış. Son olarak devasa bir ışık patlamasıyla yeniden doğmuş.
Gecenin içinden melodiler yükselmiş. Kuşlar tekrar ötmeye başlamış. Ay ışığı güçlenmiş. Ve o anda, Lira’nın gözlerinden yaşlar süzülmüş.
“Geceler… aslında biz hayal kurduğumuz sürece var.”
Ay Çiçeği'nin açmasıyla birlikte, rüyaların dünyası kurtulmuş. Gece Kuşları alkışlar gibi kanat çırpmış. Lira’yı göğe yükseltmişler. Ay’ın üstünde bir süzülen ışık olmuş. Mirko vedalaşırken şöyle demiş:
“Ne zaman bir çocuk geceye umutla baksa, senin sesin çiçekten duyulacak.”
Bölüm 6: Dönüş ve Geceye Dair Bir Sır
Lira gözlerini açtığında, kendi yatağındaydı. Pencereden ay ışığı içeri giriyordu. Ama masasının üstünde bir şey vardı: Minik bir cam şişe. İçinde parlayan küçük bir yıldız…
Ve o günden sonra Lira, her gece gökyüzüne bakmaya devam etti. Ama artık yalnız değildi. Çünkü bilirdi ki her çocuk, hayal kurmaya başladığında, bir yerlerde Ayda Açan Çiçek yeniden ışıldar.