Kırmızı Başlıklı Kız ve Ormanın Sırrı - Klasik Masallar

Kırmızı Başlıklı Kız ve Ormanın Sırrı - Klasik Masallar

Bir varmış, bir yokmuş. Uzak diyarların birinde, çiçeklerle süslenmiş, kuşların şarkı söylediği yemyeşil bir köy varmış. Bu köyde, annesiyle birlikte yaşayan sevimli mi sevimli bir kız çocuğu yaşarmış. Herkes ona "Kırmızı Başlıklı Kız" dermiş, çünkü büyükannesi onun için kendi elleriyle ördüğü kırmızı bir pelerin ve başlık dikmiş. O da bu başlığı o kadar çok severmiş ki, nereye gitse hep onunla dolaşırmış.

Bir sabah, annesi elinde bir sepetle Kırmızı Başlıklı Kız’a seslenmiş:

— Güzel kızım, büyükannen birkaç gündür hasta. Ona biraz çorba, taze ekmek ve sıcak kek götürür müsün? Ama ormana dikkat et, patikadan sakın ayrılma. Orman düşündüğünden daha gizemlidir...

Kırmızı Başlıklı Kız, annesinin gözlerine gülümseyerek bakmış:

— Merak etme anneciğim, dikkatli olurum. Hem büyükannem beni bekliyor, onun için hızlıca gidip geleceğim.

Sepetini koluna takmış, kırmızı başlığını başına geçirmiş ve ormanın içinden geçen patikaya doğru yola koyulmuş.

🌳 Ormanın Derinlikleri

Orman ilk başta çok sessizmiş. Yalnızca yaprakların hışırtısı, arada bir ötüşen kuşlar ve dalların arasında sıçrayan sincaplar varmış. Kırmızı Başlıklı Kız, yol boyunca şarkılar söyleyerek yürümüş. Fakat biraz sonra çiçeklerle bezeli bir çayıra ulaşmış ve durup kendi kendine demiş ki:

— Büyükanneme bir demet kır çiçeği toplarsam çok sevinir. Hem bu kadar güzel çiçek bulmuşken, onlardan almamak olmaz!

O sırada, çalılıkların arasından kurnaz bakışlı bir kurt sessizce çıkıvermiş. Gri tüyleri parlıyor, uzun kuyruğu yerde süzülüyormuş. Fakat yüzündeki gülümseme sahteymiş. Kurt, tatlı bir sesle konuşmuş:

— Merhaba küçük hanım, ormanda ne işin var böyle yalnız başına?

Kırmızı Başlıklı Kız, kibarca cevap vermiş:

— Büyükanneme yiyecek götürüyorum. Biraz hasta, ona moral olsun diye çiçek de topluyorum. Şu patikanın sonunda oturuyor.

Kurt hemen bir plan yapmış. Sessizce içinden şöyle düşünmüş:
“Önce büyükannenin evine giderim, onu kandırırım, sonra da bu küçük kızı!”

Ama dışarıdan tatlı tatlı gülümseyerek:

— Ne hoş! Çiçeklerin en güzelleri şurada biraz ilerde. Belki oraya bakmak istersin? demiş.

Kırmızı Başlıklı Kız heyecanla teşekkür etmiş ve kurtun gösterdiği yöne gitmiş. Kurt ise vakit kaybetmeden kestirme yoldan büyükannenin evine doğru koşmuş.

🏡 Büyükannenin Evi ve Planın İşleyişi

Büyükannenin evine varan kurt, kapıyı tıklatmış. Hasta olan büyükanne, zorlukla seslenmiş:

— Kim o?

Kurt, ince bir sesle cevaplamış:

— Benim... Kırmızı Başlıklı Kız… Sana çorba ve kek getirdim…

Büyükanne, torununun geldiğini düşünerek kapıyı açmış. Ama açar açmaz, karşısında kurdu görünce çok korkmuş! Ne var ki yaşlı olduğu için fazla direnememiş. Kurt, onu bir dolaba kilitlemiş ve pijamalarını giyerek yatağa yatmış. Başına da şapkasını geçirmiş.

Bir süre sonra kapı yeniden çalmış. Bu kez gerçekten Kırmızı Başlıklı Kız gelmişti.

— Büyükanneciğim, ben geldim!

Kurt, yine ince bir sesle:

— Gel yavrum, kapı açık, içeri gir… demiş.

Kırmızı Başlıklı Kız içeri girmiş, büyükannesinin yatağına yaklaşmış ama bir gariplik varmış. Ses tuhafmış, yüzü gölgede kalmış. Şüpheyle sormuş:

— Büyükanne... Kulakların neden bu kadar büyük?

— Seni daha iyi duyabilmek için tatlım…

— Peki gözlerin neden bu kadar büyük?

— Seni daha iyi görebilmek için!

— Ya ellerin neden bu kadar büyük?

— Seni daha sıkı kucaklayabilmek için!

— Ama... ama... ağzın neden bu kadar büyük?..

— Seni daha kolay yiyebilmek için! diye bağıran kurt aniden üzerindeki battaniyeyi atarak yataktan fırlamış!

🐾 Kurtun Sonu ve Mutlu Bitiş

Tam Kırmızı Başlıklı Kız çığlık atacaktı ki… kapı birden ardına kadar açılmış! Ormanın bekçisi olan cesur bir oduncu, elinde baltasıyla içeri dalmış. Gün boyunca ormanda devriye gezen bu adam, evden gelen garip sesleri duymuş ve şüphelenerek içeri bakmış.

Kurdu görünce hiç vakit kaybetmeden onu yakalayıp dışarı çıkarmış. Dolaptaki büyükannesi de hemen kurtarılmış. Hep birlikte kurtun oyununun nasıl bozulduğunu konuşup gülmüşler.

O günden sonra Kırmızı Başlıklı Kız, ormanda asla patikadan ayrılmamış. Çünkü artık biliyormuş ki bazen en güzel çiçekler bile kötü bir oyunun başlangıcı olabilir.

Ve böylece büyükannesine kucak dolusu çiçek ve sıcacık kekle yeniden kavuşmuş.


🧺 Gökten üç elma düşmüş:
Biri bu masalı okuyan güzel yüreklere,
Biri büyükannelere,
Biri de artık ormanda daha dikkatli yürüyen Kırmızı Başlıklı Kız’a.

Bloga dön

Yorum yapın

Yorumların yayınlanabilmesi için onaylanması gerektiğini lütfen unutmayın.